Hasan Sabbah Kimdir ?

2 yıl önce
761 kez görüntülendi

Hasan Sabbah hakkında bilgiler verelim. Hasan Sabbah kimdir?  Hayatı nasıldır? Batı’ya giden ilk bilgi Alamut Kalesi’nin, Moğollar tarafından yıkıldıktan sonra neredeyse iki yüz yıl sonra bölgeye gitmiş olan Marco Polo tarafından yazılmıştır. Hasan Sabbah hakkında, her dilde yazılmış sayısız araştırma çalışması, roman ve öykü bulunmaktadır. Hasan Sabbah kimine göre terörist, kimine göre ise bir devrimcidir. Hasan Sabbah savaşını özellikle Selçuklu zamanında ve Selçuklu idaresine karşı verdiği için ise, bazıları onu tam olarak lanetlemektedir.

Hasan Sabbah Hakkında Bilgi

Peki Hasan Sabbah kimdir? Hasan Sabbah bir hermetiktir. Mısır ve Sahabi kökenli hermetik ilimlere sahip olan Hasan Sabbah, bu gücü iktidar elde etmek uğruna kullanmıştır ve bunu da başarmıştır. Hasan Sabbah öğretisinin temellerini başkalarından almıştır. Ondan alanların arasında da öncelikle Tapınak Şovalyeleri, Almanya’da kurulmuş İllimunati ve günümüz Tapınkaçılık doktrinine sahip sayısız tarikat, örgüt vardır. Hasan Sabbah’ın bildiği ilimler arasında günümüzde kullanılan metafizik güçlerde bulunmaktaydı.

İran bölgesinde ortaya çıkan Hasan Sabbah hakkındaki en yaygın inanış onun değil bir Müslüman olması, insanlığın asla kabul edemeyeceği sapkınlığın içinde olduğudur. Etkisi altına aldığı kişilere uyuşturucu, içki ve kadın yolu ile yalancı cennet yaşatmıştır. Ele geçirdiği fedailere her istediğini yaptırmıştır. Onlara çeşitli siyasi cinayetler işletebilmiştir. Hasan Sabbah ve yolunu takip edenler Selçuklulara ciddi zararlar vermiştir. Hasan Sabbah, insanları şehvet, şarap ve uyuşturucu yolu ile yalancı cennetine sokmuştur. Dünyanın en büyük terör örgütünü kurmuştur. Çeşitli gizemli yollar ile insanları kendine bağlamakta ustaydı. Siyasi cinayetler başta olmak üzere pek çok kirli işi yaptırabilmekteydi.

Onun döneminde Tapınak Şovalyeleri, kutsal topraklardaki sırları öğrenmek için bir fırsat daha elde etmişti. Bu eylem sırasında Hıristiyanlar, Antik bilgilere sahip olduğu söylenen gizli bir İslam örgütü ile iş birliği içine girmişlerdi. Ölümcül bir cemaat olan suikastçılar bütün gizli örgütlerde görüldüğü gibi piramit bir örgütlenme yapısı oluşturmuşlardı. Sadece bölgelerinde değil dünyanın uzak bölgelerinde bile adları korku ile ve aynı ölüm olayları ile birlikte anılırdı.

Cinayeti dinsel bir görev olarak değerlendiren bu örgütün üyeleri zaman içinde Haşhaşin olarak tanınmışlardı. Haşhaş bağımlıları için kullanılan bu Arapça kelime, zaman içinde Assassin yani suikastçılar anlamına da gelmiş ve Batı dillerine bu anlamı ile geçmiştir. Bazı araştırmacılar, kelimenin ‘’sırların bekçileri’’ anlamına gelen Arapça Assasseen kelimesinden türemiş olabileceğini öne sürmektedirler. İddialara göre Hasan Sabbah’ın adı Selçuklu İmparatorluğu sarayında hırsızlığa karışmıştı.

Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam

Örgütün kurucusu Hasan Sabbah, İranlı şair Ömer Hayyam ve Selçuklu veziri Nizamül Mülk’ün okul arkadaşıydı. Kendisine ait koruyacak sırları bulunmaktaydı. Hayyam’dan ezoterik ilimleri öğrenmiş ve Nizamül Mülk’ten ise kraliyet ayrıcalıkları sağlanmıştı. Para hırsızlığı ile ilgili bir olaydan sonra, Hasan Sabbah, İran’dan Mısır’a kaçmak zorunda kalmış, burada antik gizemler ve İbrani kabalası ile ilgili çok değerli ve etkili bilgiler elde etmişti. Mısırdayken Hasan Sabbah örgütünü kurmak için planlarını yapmaya başlamış ve olabileceği iddia edilmektedir.

Kökenleri Müslümanlık dinine dayanmakta olan Haşhaşiler, örgütünün, Hakim, Hatimi, Batınıi ve Şii’lerden ortaya çıkan bir İslam mzehebi olduğu söylenmektedir.

İslam’da, Batınilik akımı milattan sonra 872 yılında Abdullah İbn Meymun tarafından kurulmuştu. İbni Meymun, böylece Haşhşiler örgütünün ortaya çıkması için zemin hazırlamıştı.

Para ve maddi zenginliğe çok bağımlı olan Hasan Sabbah Gnostizm konusunda eğitim alarak sonunda kendisinin üyesi olduğu İsmaili mezhebide dahil olmak üzere tüm dinsel yapılara karşı savaş açmak için harekete geçmişti. Asıl hedefleri, din ve dindarlık maskesi altında sadece bir grup liderin egemen olduğu bir hegemonya ağı oluşturmaktı. Bu hedefe ulaşmak için kendilerine karşı koyacak herkesi öldürmeye hazırlardı. Gizli öğretileri ve inançlara sahiptiler. Yüksek seviyedeki ustaları, gizli öğretiler dersleri vermekte ve bu öğretilerden yeni bir ‘’inanç sistemi’’ oluşturmaktaydılar.

Bu sistemi kuran Hasan Sabbah Tus şehrinde doğmuştu. O dönemlerde belli bir düşüncenin yada inancın kuvvetli bir etkisi olmadığı için bir kargaşalık hüküm sürmekteydi ve herkesi etkileyen bu bilinmezlik Hasan Sabbah’ı bir boşluk içine sürüklemişti. İslam dini gibi, yaratıcı bir gücün varlığı kabul ettirilmeye çalışılan dinlerin sorgusunu yapmak Hasan Sabbah’ın dikkatini çekiyordu. Kendini kafasını karıştırmakta olan tüm bilinmeyenlerin cevabını bulmaya adamıştı ve bunu gerçekleştirebilecek güce sahip olduğu düşünülmekteydi. Hasan Sabbah, İslam’ın savaşçılarından, Hz. Muhammed’in damadı Hz.Ali’nin düşüncelerini beğenmekte ve Mehdi’nin, Ali’nin soyundan gelen biri olacağı inancını paylaşmaktaydı. Hasan Sabbah’ın geniş bir hayal gücü vardı.

Hasan Sabbah en büyük savaşını Sultan Melikşah’a karşı vermişti. Sultan Melikşah’ın Hasan Sabbah’ı ortadan kaldırmak için çok girişimi olmuştu ama 1092 yılında vefat edince bu çabası yarım kalmıştı. Daha sonra tahta geçen Sultan Sencer’de Hasan Sabbah’ı yok etmek için mücadeleye başlamıştı; ancak başarılı olamamıştı. Hasan Sabbah öldüğü tarih olan 1124 yılına kadar suikastlerini sürdürmüştü.

1256 yılında Moğol Kağanı Hulagü Han Alamut Kalesini ele geçirip yıkmayı başarmıştı. Sonra da bölgede bulunan bütün Sabbah taraftarı olan Batınileri kılıçtan geçirmişti.

Hasan Sabbah Kimdir ? Konusuna Ait Etiketler

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


buca escortYukarı Çık