Osmanlının Çöküşündeki Ekonomik Nedenler

2 yıl önce
639 kez görüntülendi

Osmanlı devletinin çöküşü ve ekonomik nedenlerini nelerdir? Osmanlı devleti ekonomisi hakkında. Osmanlı devleti ekonomisi denilince akla ilk gelen şey tarımdır. Tarım Osmanlı ekonomisi için bir yaşam pınarı adeta Osmanlı devletinin şah damarıdır. Bu yüzden Osmanlı halkın tarım yapması için sürekli teşvikler yapmış. Irkına dinine diline bakmadan halkı tarıma yönetmek için çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmaların en başında tımar sistemi olarak bilinen sistem gelmektedir. Bu sistemle toprak sürekli işlenmiş hem bölge halkının ihtiyaçları karşılanmış hemde Osmanlının iç pazarındaki mal oranı sürekli artmış halk her daim ihtiyacı olan malı ucuza alma imkanı bulmuştur. Aynı sistem hemde çevrenin korunması ve askeri ihtiyaçları karşılama amacıyla da devlete büyük faydalar sağlamıştır. Bu hususa daha sonra tekrar döneceğim.

Osmanlı Devleti ve Ekonomisi

Tımar sayesinde işlenen toprak sürekli verimini arttırmış bu sayede pazarlarda oluşan mal fazlalığı giderek artmıştır buda tabi ki de ticaretin gelişmesini Osmanlı’da tüccarların oluşmasını sağlamıştır. Osmanlı tüccarları korumak için yasalar çıkarmış onların haklarını güvence altına almıştır. Bunlardan bir tanesi güvenlik eksikliği nedeniyle zarar gören tüccarların malları devletin sigortasına alınarak zararları ödenmiştir. Aynı şekilde ekonomiyi geliştirmek ticareti canlandırmak için Doğu-Batı arasında yeni yollar açılmış hanlar kervansaraylar kurulmuştur. Avrupalı tüccarlara Osmanlı topraklarında serbest dolaşım hakkı verilmiş bu sayede ticaretin arttırılması sağlanmıştır. Bunlar Osmanlı’nın tarım sayesinde gelişen ekonomisinin ana hatlarıydı ama sadece tarımla gelişen bir ekonomi yoktur Osmanlı devletinde aynı şekilde savaşlarda alınan ganimetlerin de 5’te 1’inin Osmanlı hazinesine aktarılması ekonomiyi güçlendirmiş savaşlarla kontrol altına alınan yerler.

Mesela; ipek ve baharat yolu ekonominin zamanla şah damarı olma özelliği kazanmıştır. Peki bu şekilde gelişen bir ekonomik sistem zamanla nasıl zayıflamış ve neredeyse Osmanlı devletine çöküşü getirmiştir. Gelişen bu ekonominin zamanla nasıl çöktüğünü aktaralım.

Ekonomik nedenlerden dolayı Osmanlı Devletinin çöküşü

Coğrafi keşiflerle başlayan ekonomik zayıflama Hristiyan birliğini bozmak için verilen ayrıcalıklarla git gide çökmeye başlamış ve Balta Limanı Antlaşması ile aslında o zamana kadar aldığı en büyük darbelerden birini almıştır. Bunun yanında saray ve çevresinin keyfiyatına bağlı harcamalar ekonomiyi tabiri caizse tam bir budanmış ağaca çevirmiştir. Dünyaya borç veren Osmanlı İmparatorluğu dünyadan borç dilenen Osmanlı devleti haline gelmiştir. Durum o derece vahimleşmiştir ki ordusuna verdiği maaşın (akçe) ayarları değiştirilmiş. Askerin birinci dereceden ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorlandığı durumlar olmuştur. Bir zamanlar zirvede olan ekonominin eski gücüne bir daha kavuşamamasının en bariz örneğini Yavuz Sultan Selimin bıraktığı vasiyetten anlıyoruz “Benim altınla doldurduğum hazineyi torunlarımdan her kim doldurabilirse kendi mührü ile mühürlesin, aksi halde hazine-i humayun benim mührümle mühürlensin” Osmanlı devletinin hazinesi Yavuz Sultan Selim zamanında yıkılana dek Yavuz’un mührü ile açılıp kapatılmıştır. Buda Osmanlının aslında eski ekonomisine bir daha asla dönemediğinin en bariz örneğidir. Bakalım Osmanlının varisi niteliğindeki yeni Türk Devleti atalarının geldiği ekonomik güce ulaşabilecek mi?

Ticari Yollar ve Coğrafi Keşifler

Osmanlı devleti 15.yy da devletini ikiye bölen Bizans’ı ortadan kaldırıp devletini tek bir parça haline getirmeyi defalarca denemiştir. 1453 yılında Sultan Mehmet komutasındaki ordu İstanbul’u alarak Bizans’a son vermiş ve ikiye ayrılan devleti tek bir parça haline getirmiştir. Askeri ve politik öneminin yanında bu fetih ekonomik olarakta Osmanlıya ipek yolu hakimiyetini sağlamış ve aslında dünya ekonomisinin neredeyse tamamen Türklerin eline geçmesi sağlanmıştır. Bu fetihle ticari yolların Osmanlı eline geçmesinden rahatsız olan Avrupalı devletler yeni yollar ayarışına girmiş ve bugün tarihte coğrafi keşifler olarak bilinen olayın gerçekleşmesi sağlanmıştır.

Bu coğrafi keşifler Avrupa’nın çok istediği yeni güzergah arayışını hızlandırmış. Müslümanların elinde olan ticari yolların yanında yeni güzergahlarda bu ekonomik yarışa girmeye başlamıştır. Haçlı seferleri ile ögrenilen pusula insanların yeni yerler aranması için umutlandırmış. Ticari yolların Müslümanların eline geçmesinden rahatsız olan Hristiyan krallarında desteğini alan denizciler yeni yollar bulmak için yelken açmaya başlamış.

Ümit Burnu Keşfi

Doğunun zenginliklerini aracısız ulaşmak amacıyla peş peşe deniz seferleri yapmaya başlamıştır. Bu seferlerden birinde Portekizli bir denizci olan Bartelmi Diaz 1487 yılında Avrupa için bir umut ışığı olan ümit burnunu keşfetmiştir.

Bu keşfin devamında yine bir Portekizli denizci olan Voska dö gama 1498’de Hindistan’a ulaşmayı başarmıştır. Bu yeni deniz yollarının keşfiyle Hristiyan dünyası ekonomik olarak bağlı oldukları Osmanlı’ya bir noktada bağımsızlık ilanı etmişlerdir.

Bu gelişmeler üzerine aracısız olarak Avrupa’nın doğuya (Hindistan) ulaşması Akdeniz ekonomisi üzerine çökmüş bir siyah bulutun habercisi olmuştur. Bunun farkında olan Osmanlı yöneticileri ve aydınları bu durumu engellemek yeniden Akdeniz’in ekonomisini canlandırmak için bir çok çalışmalar yapılmıştır.

Bunlardan en önde geleni herkes tarafından bilinen o ünlü kapitülasyonlar verilmiştir. Bu kapitülasyonlar da amaç hem Avrupa’daki mezhep birliğini bozup yeni haçlı seferlerini engellemek hemde önemini yitirmiş olan Akdeniz’in yeniden ticari olarak canlanmasını sağlamaktır.

Kanuni bu kapitülasyonları başlattığı için eleştirilse de devletin yıkılışının bir noktada sebebi gibi görünse de aslında Türk tarihinin en önemli ileri görüşlülüğünü göstermiştir. ileri ki zamanlarda devletin başına çorap ören bu sistemin sadece kendi ömrü boyunca geçerli olması adına bir madde koymuştur. Ancak kendisinden sonra gelen padişahlar aynı ileri görüşlülüğü göstermemiş ve her tahta çıkışta bu kapitülasyonları uzatmış hatta I.Ahmet zamanında kapitülasyonlar süresiz olarak uzatılmıştır. Kapitülasyonlar ekonomisi güçlü olanın işine yarayan bir sistem olduğu için ilk zamanları çok faydalı olsa da belli bir süre sonra Osmanlı güç kaybetmeye başladığında Osmanlı ekonomisinin zayıflamasına hatta Osmanlı devletinin çökmesine neden olacak kadar büyük bir sorun haline gelmiştir.

Osmanlının Çöküşündeki Ekonomik Nedenler Konusuna Ait Etiketler

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


buca escortYukarı Çık