trafik cezası ödeme trafik cezası ödeme sgk borç ödeme

Wolfeinstein: The Old Blood Oyun İncelemesi

2 yıl önce
518 kez görüntülendi

Bugün ki incelememizin konusu Wolfeinstein: The Old Blood. Kuşkusuz oyun dünyasının efsane serilerinden bir tanesidir Wolfenstein serisi. O yıllarda bize gerçek FPS tecrübesini tattırmayı başarmış bu oyunu birçoğumuz ucundan da olsa oynamışızdır. Yıllar sonra Machine Games’in elleriyle tekrar canlanan Wolfenstein: The New Order, eski tadını tamamen muhafaza edip harika bir yenilenme yaşamıştı.
Efsane bir serinin günümüze uyarlanmasına ders olabilecek nitelikte olan The New Order’ın yakaladığı büyük başarı sayesinde diğer oyunların de önü açılmış oldu. Eski oyunlara Neoklasik oyunlar gözüyle bakmanın bir mantığı kalmadı artık. The New Order’da oynadığımız hikayenin gerisine, 1946 yılı Castle Wolfenstein’e götürüyor bizi günümüze uyarlanan serinin 2. Oyunu olan The Old Blood. Henüz II. Dünya Savaşı sonlanmış değil. Ana karakterimiz B.J. Blazkowizc ile kontrolü elimize alıyor ve Naziler ile savaşmaya tam gaz devam ediyoruz. Oldukça güzel tasarlanmış bir hikâyesi olan bu oyuna eklenen birkaç ufak yenilik ile birlikte tadından yenmez duruma gelmiş.

Wolfenstein: The Old Blood’ın bir DLC paketi olduğunu unutmamız lazım. Bu yüzden bizlere tam bir tam bir oyun anlatısı ve ya oyun deneyimi sunmasını beklememiz doğru olmaz. Ancak kendisinden beklenenin üstünde bir performans sergilediğinin altını çizmemiz gerekir. Birbirinden bağımsız gibi görünen 2 ana hikayeye sahip oyun The New Order’dan öncesine değiniyor.

Oyuna ana karakterimiz B.J. Blazkowizc’in önemli askeri sırları çalmak üzere Castle Wolfenstein’a adım atmasıyla başlıyoruz. Ardından görevin önemli askeri sırları çalmaktan çok başka olduğunu fark ediyor ve asıl görevin geliştirilmekte olan çok gizli bir silah üzerine olduğunu öğrenip peşinden koşmaya başlıyoruz. Oyun alışık olduğumuz gibi ana görevleri anlatıyor gibi olsa da aslında bize anlatmaya çalıştığı ana karakterimiz B.J Blazkowizc’in geçmişi.

Bir DLC paketi olan bu oyunda The New Order’dan farklı bir oynayış beklemek hata olur. Geçmiş oyundan oynanışa dair hiçbir değişiklik yok. Bölüm tasarımları olarak geçmiş oyuna inanılmaz benzeyen bu oyunda biran kendinizi geçmiş oyunu oynuyormuş hissine kapılırsanız şaşırmayın. Oyuna bazı yeni özelliklerin eklendiğinden bahsetmiştik fakat bu özelliklerin sayısı yalnızca 3.

Eski oyundan farklı olarak The Old Blood’a eklenen borular dikkatimizi çekiyor. Gizlenerek gitmek zorunda olduğumuz bazı yerlerde yadsınamaz bir yardımı dokunan boruları oyunu farklı bir yoldan oynamak istediğinizde de kullanabilirsiniz. Keşke ilk oyunda da bu borulara yer verilseymiş diyoruz.

Wolfenstein: The Old Blood eski oyunla aynı grafik motoru kullanılarak geliştirilmesi sebebiyle grafiksel olarak hiçbir farklılık sunmuyor. Seriye dair bir bilgisi olan herkesin bileceği kaplamalarla ilgili sorunlar bu oyunda da çözülebilmiş değil. Aradan geçen onca yıla rağmen kaplamalar geç geliyor. Açıkçası bu sorunu çözmek ne kadar zor olabilir anlamış değilim.

The Old Blood’a dair değinmek istediğimiz son nokta oyunun inanılmaz akıcı olması. 60 FPS’lik bir performans sunan bu oyun sadece bu özelliğiyle bile oynamaya değer bir oyun.

Wolfeinstein: The Old Blood Oyun İncelemesi Konusuna Ait Etiketler

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


buca escortYukarı Çık